Levent Memiş Kişisel Web Sitesi

TİREBOLU’YU “AĞ”LAŞTIRARAK KALKINDIRMAK

Bu yazı tirebolupostası.com adresinde 2013 yılında yayınlanmıştır.

Bu yazıda, kent yönetimi ve Tirebolu’nun kalkınması özelinde, son zamanlarda kent düzeyinde çok daha fazla ön plana çıkan birkaç hususun altını çizmeye ve naçizane, bir takım öneriler belirtmeye çalışacağım.

Bilindiği gibi, bilişim ve iletişim teknolojilerindeki yaşanan gelişmeler her türlü mobiliteyi artırarak yeni bir dünya düzenin ortaya çıkmasına aracı olmuştur. Küreselleşme olarak ifade edilen üst çatıda yaşanan bu değişim, aynı paralelde yerelin de, yani kentlerin de, ön plana çıkmasına katkı sağlamıştır ve sağlamaya da devam ettiği görülmektedir. Bu bağlamda, gerek kent içinde yaşayan vatandaşların beklentilerinin artması gerekse kentlerin kendi aralarında daha fazla insanı barındırma (yerleşik veya turistik olarak) arayışları rekabeti artmıştır. Daha fazla yerele odaklanılmasıyla da yerel yönetimler önem kazanmıştır. Burada belirtmek gerekir ki, sadece formel düzeyde, belli aralıklarla yapılan seçimlerle belirlenen yerel yönetimlerin, kentten beklentilere yetersiz kaldığı hem teorik hem de pratikte yaşanan deneyimler çerçevesinde görülmektedir. Bu formel yapıları besleyecek, katkı sağlayacak, yerel kaynakları harekete geçirecek “katılım” mekanizmalarının oluşturulması ve işletilmesi önem kazanmaktadır. Katılım hususu, insan topluluklarının birlikte hareket ettiği her durumda adeta çağın, günün en önemli başarı anahtar kavramlarından biri haline gelmiştir. Kalkınma gibi bir veya birkaç kuruma indirgenemeyecek geniş kapsamlı konularda katılımcı anlayış çok daha fazla ön plana çıkmaktadır. Kent düzleminde örgütlü, örgütsüz ve sade vatandaşın oluşturduğu katılım yapılanmasını, sosyal bir ağ (network) olarak tanımlayabiliriz. Bu ağ yapısı ne kadar kapsayıcı ise, ağın çıktıları da o derece de etkili ve sürdürülebilir olacaktır.

İfade edilenler bağlamında, Tirebolu’da, proje odaklı görülen birlikteliğin yanında, bütüncül olarak Tirebolu’nun kalkınmasına odaklanan, Ağustos 2013’de ilk kıvılcımları atılan ve devamı öngörülen katılım mekanizmasının oluşması dikkat çekmektedir. Birinci Tirebolu Kültür ve Sanat Günleri kapsamında “Tirebolu’nun Sosyo-Ekonomik Sorunları ve Önerileri” paneli, kentin sorunlarının ve geleceğinin ele alındığı ve katılımın sağlanması açısından önemli bir girişim olduğu kanaatindeyim. Panele katılan yaklaşık 200 kişiden biri olarak, salondan çıkarken saate baktığımda 00:15’i gösteriyordu. Yaklaşık 3,5-4 saat, demir yolundan limana, turizmden şehir içi dolmuşlarına kadar kapsamlı ve verimli bir beyin fırtınası yapıldığını gördüm. Bundan sonra önemli olan, oluşan bu sinerji ile birlikte, bölge gelişim planları da dikkate alınarak, yine, daha fazla paydaş katılımı ve katkısıyla yapılacak toplantılarla kentin odak alanın belirlenmesidir. Hemfikir olunan odak alanı ne olacaktır? Turizm mi? Ya da turizmi de kapsayan sakin/yavaş şehir (Cittaslow) mi? Ya da ? Devamında, belirlenen odaklanma alanı çerçevesinde,  yapılacak faaliyetler,   belediye başta olmak üzere, Tirebolu ile ilgili kent içinden ve kent dışından, seçilmişler, atanmışlar, STK’lar, özel sektör (burada tirebolulu iş adamlarının katkısı çok önemlidir) ve sade vatandaşların katılımıyla kentin stratejik planının belirlenmesi gerekecektir. Eğer bu kapsayıcılık sağlanmaz ise, alınan kararların sürdürülebilirliği mümkün olmayacaktır. Ve ayrıca, yapılacak kimi çalışmaların “gönüllüleştirilmesi “ önem arz etmektedir. Katıldığım bir toplantıda Nallıhan İlçesi’nin (Ankara) turizm odaklı gelişmesine aracı olan/katkı sağlayan Nallıhan Turizm Gönüllüleri Derneği başkanı Mustafa Bektaş yapılanları anlatırken, en öncelikle yapılanın, ortak akılda buluşma ve birlikte hareket etmenin gerekliliğini bir kamuoyu baskısı olarak oluşturulduğunu belirtmişti. Bu yaklaşım, kanaatimce, çok önemli görülmelidir.

Bitirirken değinmek istediğim bir başka husus ise, işletme literatüründe yer alan, bencmarking (kıyaslama)’dir. Yani, en basit ifadesiyle, iyi uygulama örneklerinden yararlanarak, daha iyiyi elde etme durumu olarak açıklanabilir. Bu yıl ilki gerçekleştirilen bu katılım girişiminin kurumsallaşması, yapılacak kentsel politikaların belirlenmesi ve sürdürülmesi için, yolun başındayken, daha önce yapılmış uygulamaların incelenmesi fayda sağlayacaktır. Bu katılım yapısının oluşması ve devamlılığı açısından, yine böyle yerel bir inisiyatif şeklinde 23 yıl önce temelleri atılmış “Mesudiye Kurultuya”nın hem yapısal hem işleyiş olarak incelenmesi (http://www.megev.org.tr/kurultay_kitaplari-88.html), hukuki olarak da Belediye Kanunu(md. 76)’nda yer bulan Kent Konseyi’nin, iyi uygulama örnekleri dikkate alınarak Tirebolu’ya kazandırılması. Yine,  turizm odaklı iyi ilçe kalkınma örneklerinden biri olan Nallıhan’daki yapılan çalışmaların incelenmesi (http://www.naltud.org.tr/?SyfNmb=1&pt=Anasayfa), kent planlaması örneği olarak, İzmir İli kapsamında yapılan çalışmaların (http://www.izmiriplanliyorum.org/) incelenmesi, atılan adımların ilerlemesi ve Tirebolu’nun kalkınmasına katkı sağlayacaktır.

Levent Memiş

Yorum ekle