Levent Memiş Kişisel Web Sitesi

Tirebolu’yu Nasıl Yavaşlatırız?

Modernleşmeyle birlikte kentleşmenin hız kazanması, günümüzde artan nüfus yoğunluğuyla birlikte kentleri daha büyük boyutlara taşımakta olduğu görülmektedir. Diğer taraftan da alternatif kentsel yaşam biçimleri ortaya çıkmaktadır. Bu alternatif kentsel yaşam biçimlerinden biri de “Yavaş Şehir (Cittaslow)” olarak bilinmektedir. Yavaş Şehir kavramı, İtalyanca Cittá (şehir) ve İngilizce slow (sakin / yavaş) kelimelerinin birleşmesinden (Cittáslow, sakin veya yavaş sehir) oluşmaktadır. Yavaş Şehir) girişimi ilk olarak 1986 yılında Roma’da uluslararası hızlı tüketim ürünleri üzerine kurulmuş bir şirkete karşı bir hareket olarak ortaya çıkmıştır. Yaşanan bu ilk eylem girişiminin devamında, İtalya merkezli, fakat dünyada bulunan diğer kentler tarafından da katkı sağlanan, çeşitli oluşumlarla etkisini artırarak sürdürmüştür. Süreç içerisinde bu yaklaşımın temel felsefesi, yukarıdan indirgemeci küreselleşme etkisinden yerel değerleri korumak, bir anlamda da kendi değerlerini koruyarak aşağıdan yukarıya bir küreselleşme etkisi oluşturmak biçiminde şekillenmiştir. Bu kapsamda bir Cittaslow ağı oluşturulmaya çalışılmış ve kriterler belirlenmiştir. Kriterler yedi ana başlık altında 59 maddeden oluşmaktadır (http://www.cittaslowseferihisar.org). Belirlenen kriterler arasından ön plana çıkan ana başlıklar, 50 binin altında nüfusa sahip olması, çevresel değerlere duyarlı olması, çevre kirliliğine (ses, görüntü gibi) engel olması, şehrin tarihi değerlerini koruması, yayalar için ayrılan alanların genişletilmesi, mahalli ürünlerin korunması, üretimi ve tüketiminin teşvik edilmesi şeklindedir. Yani daha çok insan yaşamının niteliğini artırmaya odaklanan bir kent inşa etmek amaçlanmaktadır. Yavaş Şehir olmak isteyen bir yerleşim alanının, belirlenen şartların en az yüzde ellisini karşılaması gerektiği vurgulanmaktadır. Yanda görülen Yavaş Şehir amblemini ilk olarak İtalya’nın Toscana bölgesinde bulunan Greve in Chianti şehri, 1999 yılında asmıştır. Aralık 2011 itibariyle dünyanın 25 farklı ülkesinden 150 şehrin Yavaş Şehir olarak bu amblemi taşıdığı görülmektedir.

Dünyada alternatif yaşam imkanı sunan kent yaklaşımı olarak ortaya çıkan Yavaş Şehir hareketi ağına Türkiye’den de ilk olarak, belirlenen kriterlerin yüzde yetmişini sağlayan, İzmir’in Seferihisar ilçesi olmuştur(2009). Seferihisar’ın başlattığı bu ilk girişim süreç içerisinde etkisini şehre gelen turist sayısıyla göstermiş, Türkiye’de Yavaş Şehir hareketinin yaygınlaşmasına katkı sağlamıştır. Seferihisar’la birlikte; 2011’de Aydın-Yenipazar, Muğla-Akkaya, Çanakkale-Gökçeada ve Sakarya-Taraklı yavaş şehir ağına dahil edilmiş, salyangoz amblemini şehirlerine asmışlardır. Ayrıca Ordu-Perşembe, Isparta-Yalvaç, Kırklareli-Vize ve Şanlıurfa-Halfeti üyeliğe kabul aşamasına gelinmiş olup, Kırşehir-Kaman, Antalya-Kaş, Hatay-Samandağı ve Van-Gevaş kentleri ise inceleme aşamasında olduğu ifade edilmektedir.

Yukarıda ifade edilenleri Tirebolu ölçeğine indirgeyerek düşünmeye çalışalım. Tirebolu, şehre ismini veren Sen-Jan, Bedreme ve Andoz kaleleriyle, 100 yıllık konakları, camileri, hamamı, fırını, çeşmeleri, limanı ve diğer yapılarıyla tarihi, kültürel değerleri, doğal güzellikleri bünyesinde barındıran Doğu Karadeniz’in şirin ilçelerinden biri. Turizmi sadece sahip olunan plajlara indirgemeyerek, belirtilen tüm değerleri bütüncül bir yaklaşımla ön plana çıkaran, daha fazla insan odaklı bir pencerenden yerli ve yabancı turistlere ulaşmak, alternatif bir yaşam alanı sunan Yavaş Şehir yaklaşımıyla mümkün olabilir. Bu kent modelinin benimsenmesi sayesinde sürdürülebilir kalkınma da sağlanmış olacaktır. Bireylerin ve ailelerin yaşam biçimindeki değişmeler, örneğin daha fazla yeşil ürünlere olan tüketim eğilimi, bu alternatif yaşam alanlarının bugün olmakla birlikte, önümüzdeki yıllarda çok daha fazla önem kazanacağının sinyallerini bize vermektedir. Burada öncelikle yapılması gereken, belediye öncülüğünde, olabildiğince, Tirebolu’daki ilgili kamu kuruluşları, sivil toplum örgütleri, üniversitenin birimleri, sivil vatandaşlar bir araya getirilerek, Yavaş Şehir olmanın gerektirdiği kriterlerin Tirebolu özelinde ele alınması, tartışılması, en azından Türkiye’de bulunan yavaş şehirlerdeki uygulamaların incelenmesi, ortaya çıkan sonuçlar çerçevesinde bir yol haritasının çıkarılması gerekir. Belkide, 2013 yılında Seferihisar’da yapılacak Cittaslow Genel Kurulu’na, Tirebolu’nun yavaş şehir adaylık başvurusu yetişebilir. Ne dersiniz?

Levent Memiş

Yorum ekle